ŞEB-İ ARUS
Seyahat ekibim; can arkadaşlarım.
Çok uzun yıllardır yılda 1-2 kere şehir içi / şehir dışı mutlaka seyahat ederiz Şeb-i Arus’da onlardan bir tanesiydi .
Ben 1996 yılında Lütfi Kırdar Uluslararası kongre Merkezi’ne başladığımda ilk o yıl Şeb-i Arus’la tanıştım. Ondan sonra her aralık ayinin 17’sinde Lütfi Kırdar‘ da Mevlana’nın düğün günü Allah’a kavuşması ilahilerle kutlandı.
O günden bu güne gitmeyi hep çok istedim. Araya giren bir yığın sebepler neticesinde bu dileğimi yerine getirememiştim .
Ta ki bu seneye kadar.
Kızlardan bir tanesi turu bulmuş bütün işlemi tamamlamış bize gitmek kalmıştı.
Sabahleyin erkenden mecidiyeköy’de toplaştık.
Tur bizi aldı Söğütlüçeşme‘den 6:30’da Konya trenine bindik.
11:30’da Konya’dadık.
Yine turun servisi bizi aldı CEMO diye muhteşem yerel restorana götürdü. Orada bamya çorbasıyla başladık etli ekmek ve bıçak arası yedik üstüne de meşhur sac arası tatlısını yedik. Çaylarınızı da içtikten sonra tekrar yola koyulduk ve Mevlânâ Müzesi’ne ardından da Şemsi Tebrizi‘nin türbesi‘ne gittik. Muhteşem bir ruh haliyle mistik ve enerjisi yüksek bu iki yeri gezdikten sonra otelimize hareket ettik. Biz Ramada Oteli’nde konakladık odalar yemek çok iyiydi. Akşam için hazırlanıp, biletlerimizi aldık ve Konya kültür merkezine Şeb-i aruz Sema gösterisine gittik. En ön sıradaydık Ahmet Özhan‘ın güzel sesinden ilahileri dinledikten sonra Semazenler yavaş yavaş salona girip dönmeye başladılar. Semazenlerin bu dönüşü çok etkileyiciydi. Sonra araştırdım ki; Semazenler başlarını aynı dünyanın 23 derecelik açısı gibi 20-25 derece sola eğerek dönerlermiş. Bu eğimin iç kulaktaki etkileri nötralize eder ve başı döndürmezmiş. Aynı zamanda bakışlarını da tek bir noktaya, sol elin baş parmağına sabitlerlermiş. Uzun bir gösteri oldu huzur dolu enerjisi yüksek bir salonda yaklaşık 2- 2,5 saat geçirdik.
Allah’a çok şükür ki bu sene gitmem nasip oldu.
Ben 1996 yılında Lütfi Kırdar Uluslararası kongre Merkezi’ne başladığımda ilk o yıl Şeb-i Arus’la tanıştım. Ondan sonra her aralık ayinin 17’sinde Lütfi Kırdar‘ da Mevlana’nın düğün günü Allah’a kavuşması ilahilerle kutlandı.
O günden bu güne gitmeyi hep çok istedim. Araya giren bir yığın sebepler neticesinde bu dileğimi yerine getirememiştim .
Ta ki bu seneye kadar.
Kızlardan bir tanesi turu bulmuş bütün işlemi tamamlamış bize gitmek kalmıştı.
Sabahleyin erkenden mecidiyeköy’de toplaştık.
Tur bizi aldı Söğütlüçeşme‘den 6:30’da Konya trenine bindik.
11:30’da Konya’dadık.
Yine turun servisi bizi aldı CEMO diye muhteşem yerel restorana götürdü. Orada bamya çorbasıyla başladık etli ekmek ve bıçak arası yedik üstüne de meşhur sac arası tatlısını yedik. Çaylarınızı da içtikten sonra tekrar yola koyulduk ve Mevlânâ Müzesi’ne ardından da Şemsi Tebrizi‘nin türbesi‘ne gittik. Muhteşem bir ruh haliyle mistik ve enerjisi yüksek bu iki yeri gezdikten sonra otelimize hareket ettik. Biz Ramada Oteli’nde konakladık odalar yemek çok iyiydi. Akşam için hazırlanıp, biletlerimizi aldık ve Konya kültür merkezine Şeb-i aruz Sema gösterisine gittik. En ön sıradaydık Ahmet Özhan‘ın güzel sesinden ilahileri dinledikten sonra Semazenler yavaş yavaş salona girip dönmeye başladılar. Semazenlerin bu dönüşü çok etkileyiciydi. Sonra araştırdım ki; Semazenler başlarını aynı dünyanın 23 derecelik açısı gibi 20-25 derece sola eğerek dönerlermiş. Bu eğimin iç kulaktaki etkileri nötralize eder ve başı döndürmezmiş. Aynı zamanda bakışlarını da tek bir noktaya, sol elin baş parmağına sabitlerlermiş. Uzun bir gösteri oldu huzur dolu enerjisi yüksek bir salonda yaklaşık 2- 2,5 saat geçirdik.
Allah’a çok şükür ki bu sene gitmem nasip oldu.
Çok kalabalıktı.
Ruhumda çok derine inemesem de yıllar sonra orada bulunmam oradaki enerjinin farklılığı beni çok sarıp sarmaladı. Huşu içinde otelimize gittik ve yattık.
Sabahleyin kahvaltıyla birlikte uyandık ve dokuzda oteli terk ettik. Sonrasında Konya tropikal kelebek bahçesine arkasından Sille köyüne daha sonrasında Aiya Elen’i kilisesi oradan Meram bağları, tosun baba türbesini gezerek tekrardan Mevlânâ türbesi’ne geri döndük oradaki büyük duaya katıldık. Arkasından hızla trene yetişip İstanbul’a geldik.
Huzurlu dingin ama bir o kadar da yoğun geçen bir gezi oldu..
Sewgiler,
Gönül BİRCAN
16-17 ARALIK/2024


