6 Kasım 2024 Çarşamba





İLİŞKİLER...


İnsanlar arasındaki sevgi de, dayanışma da bitti sanki.

Artık herkes kendini düşünüyor.

Eskiden kadın erkeği, erkek kadını düşünürdü..

Sökükler dikilirdi.

Artık kaldırılıp atılıyor.

Eskiden öyle miydi yahu; kadın kadınlığını, erkek erkekliğini bilirdi.

Bir eşitlik diye tutturduk, farklı açılardan ele aldık,

kadın we erkek olarak değerlerimizi yitirdik.

Eşitlik yan yana yürümektir.

Biz bayrağı kaptık.

Dünyanın varoluşunda da erkek dışardan yiyecek getirir çocuklarını korur, güvenli bir ortam sağlardı. Kadın ise toparlar, temizler, yedirir içirirdi.

Ne oldu bu döngüye de ŞAŞTI.

Aslında kadınlar (bilenler) eskiye özlem duyuyorlar ama şu dakikadan sonra geriye dönmek mümkün müdür?

Hakimiyet we kontrol duygusu yaşamımızı kolaylaştırmış gibi gösterse de

Aslın da ruhumuzu parçaladı.

Eskiden ilişkiler bir elmanın iki yarısı gibi düşünülürdü biri diğerini tamamlar, sorunu ve sorumluluğunu üstlenir taşır çözüme birlikte gidilirdi.
Şimdi öyle mi aynı evlerde bireysel yaşıyoruz.

Birbirimizden bir haberiz.

Birbirimizin farkında bile değiliz.

Biz kadınlar eşitlikte biraz ipin ucunu kaçırdık.

Erkek gibi olduk.

Maskülen bir havaya büründük.

Buna karşılık erkekler de boş durmayıp bu eşitliği fazla benimseyip sorumluluklarını yarıya indirip feminen duygulara büründüler.

Yani hayat bir nevi yer değiştirdi.

Biz kadınlar yaşamı, hayatı elimizin kenarı ile tutmayı bilmediğimiz için

avucumuzla kavradığımızdan her şeyi üstlenmiş olduk.
Bu ilk zamanlar çok hoşumuza gitse de kantarın topuzunu kaçırdığımız için

bugün üzerimize iki kişilik yük binmeye başladı.

Bu maskülen enerji, feminen duygularımızı ezdi bitirdi yok etti.
Ne erkek erkekliğinden ne kadın kadınlığından keyif alır oldu.

Empati, ilişkiler de çok önemliydi.

İki kişi karşılıklı oturduğu zaman İyi bir dinleyici olmak, empati kurmak ,

açık ve net konuşmak, sorular sormak ve duygusal kontrol sağlanması

gerekirken bir de bakmışız artık hiçbir şeye TAHAMMÜLÜMÜZ kalmamış..

Karşımızdaki kişiye odaklanamıyoruz bile.

Neden kaldırabileceğimizden çok daha fazlasını üstlendik..
Herkesin; hayat ve koşullar dediğini duyar gibiyim,

ama hayır sorumlusu biz kadınlarız.

Çünkü nerede durmamız gerektiğini bilemedik.

Aslında ilişkileri şirket gibi ele alırsak, daha kolay çözüme gideriz.

Herkes kendi işini yaparsa ortada sorun kalmaz.

Ben şahsen biraz eskiyi özlüyorum.

Annemin kadın olarak konforunu aramıyor değilim.

Kadının feminen enerjiyle, daha kadın, daha ince, daha naif,

daha zarif hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ama galiba bize geçmiş olsun..

Anne babalarımızın ilişkisine bakıyorum da;

saygı çerçevesinde kadını el üstünde tutan,

ona değer veren, bir dediğini iki etmeyen erkek figürü nereye gitti.

Bugün hiçbirini göremiyorum..

Bunda bizim de suçumuz olduğunu düşünüyorum..

Dengeler çok hızlı değişiyor.

Galiba o günleri sadece Özlem’le anacağız.

Artık bu saatten sonra geçmiş olsun geriye dönme gibi

bir lüksümüz olmayacak sanki..

Bizim nesil treni kaçırdı umarım gelecek nesil ilişkilerde daha bilinçli olur.

Üzgünüm hem kendim için, hem tüm kadınlar için..


Sewgiler,

Gönül BİRCAN





 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder