13 Kasım 2024 Çarşamba

 




YALNIZLIK…..


Son zamanlarda ne kadar çağın hastalığı olarak bilinse de biraz kendimizin yarattığı 
bir kabuğa çekiliş olduğuna inanıyorum ..

Sosyal medyada hep dolaşır ya; kalp zaten atıyor, önemli olan ritmi bozmak diye. 
Biz galiba bu ritmi bozmayı bilmiyoruz.

Bu ritmin hep bir partnerle, sewgiliyle bozulacağına inanmışız/inanıyoruz.
Bir de üstüne üstlük yaşadıklarımız, konumlarımız, imkanlarımız ve tabii ki egolarımız 
galiba bir şeyleri yapmamıza izin vermiyor.
Tabi inandıklarımız we alışkanlıklarımız da var..
Hooopppp her şeyden vazgeçiyoruz. 

Kabuğumuza çekilip yalnızlığı tercih ediyoruz..
İlk zamanlar hoşumuza gidiyor. 
Daha sonra ev insanı içine çekiyor. 
We tercih edilen bir yalnızlık daha sonrasında yerini üretmeyen çürümeye maruz bırakılmış 
bir yalnızlık olarak kucağımız da kalıyor.

Koşullar ve şartlar ne olursa olsun kendimizden vazgeçmeyelim.
Bizi zinde ve ayakta tutacak hedef ve amaçlar edinelim.

Mesela yine bir kadın olarak diyeceğim ki; kendimizi yalnızlığa terk etmeyelim.
Ne kadar her şeye sahip olursak olalım biz kadınlara maskülen enerji her zaman iyi gelmiştir. 
Bunu seks/cinsellik olarak ele almayın. 
Yenilen bir yemek, edilen bir sohbet, kararlaştırılmış bir randevu bizi onaracak, yenileyecek 
we bambaşka biri yapacaktır..

Bunların yanı sıra; uzun yürüyüşler, küçük seyahatler, sevdiğimiz biriyle içtiğimiz bir fincan kahve 
we hiç tanımadığımız bazen yanımızdaki masayla göz teması kurduğumuz 
we bizi o kişiyle konuşmaya iten bir tılsım oluşur ya,
işte bu anlarda çok kıymetli ve güzel anlardır bana göre. 
Bazen hiç tanımadığınız biri çok tanıdığımız birinden daha faydalı olabiliyor.

Lütfen kendimizi bu gibi güzelliklerden mahrum etmeyelim.

Yalnızlığımı seviyorum deyip evde oturmayalım.
Her zaman sahip olunan şeylerin mutluluk olduğunu düşünüyoruz. 
Ama ne yazık ki; o mutluluk hedefe giden yolda aldığımız haz ve heyecanlardır.

Bazen gerçekten yalnız kalmak isteriz. 
Kendi kendimize bir içsel yolculuk yapmak isteriz. 
Dünya üzerinde nerede olduğumuzu görmek isteriz. 
Bu kaliteli bir yalnızlıktır. 
Çünkü tercih edilmiştir.
Bunu ara ara hepimiz yapmalıyız. 
Herkes zaman zaman kendini sağlam bir şekilde eleştirip gözden geçirmelidir.

Ama yukarıda da dediğim gibi bu yalnızlığa kendisi karar vermelidir.
Diğeri ise mecbur bırakılmış bir yalnızlıktır.
Kötüsü ve sakıncalısı budur.

Lütfen kendinizi bu tip mecburiyetlere layık görmeyin..

Sewgilerimle,
Gönül BİRCAN



NOT: Yaşamadığım, görmediğim, soluklamadığım hiç bir şeyi yazmıyorum.

1 yorum: